Share on facebook
Share on twitter
Share on email
Share on print

Temporomandibular Eklem Bozukluğu (TME) : Baş ağrınızın sebebi çeneniz olabilir.

#1: TME Nedir?

temporomandibular eklem

Temporomandibular eklem bozukluğu (TME) çene eklemi ve çiğneme kaslarının fonksiyonlarını doğru şekilde yerine getirememesi problemidir.

Alt çeneyi kafa tasına bağlayan ekleme “temporomandibular eklem” adı verilmektedir. Bu eklem işlevini doğru yerine getiremediği zaman farklı hastalıkların belirtileriyle seyreden ciddi sıkıntılara yol açar.

TME genellikle 20-45 yaşları aralığında görülür ve kadınlarda görülme oranı çok daha yüksektir. Bir teoriye göre kadınların çene yapısında erkeklerden daha farklı olan bir durum buna sebebiyet vermektedir. Bazı teoriler ise ince ve narin yapılı kişilerin bu bozukluğa yatkın olduğunu söylerler.

Bir başka teori ise kadıların kaygı bozukluğu ve anksiyeteye daha yatkın olması sebebiyle TME sıkıntılarını daha çok yaşadığı yönündedir. Hatta bu teoriye göre sorunun ortaya çıkmasındaki ana kaynak tamamen psikolojiktir.

Neyse ki TME büyük ölçüde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak nadiren de olsa tamamen çözümlenemediği durumlar olabilir.

#2: TME Belirtileri

çene eklemi sinüs

Çene eklemindeki sıkıntılarda herkeste bütün bulgular aynı şiddette kendini göstermeyebilir. Bazen de bütün bulgular diğer hastalıklarla karışabilir. Hatta birçok hastada belirtiler dosdoğru çeneyle ilgili bile değildir.

Bu belirtilerin başlıcaları şunlardır:

  • Çeneyi açmada güçlük, çeneden gelen tıkırtılar, çenede kitlenme ya da çıkma
  • Çenede ağrı ve yorgunluk hissi
  • Çene kısmında dışarıdan görünen dengesizlik
  • Çürük olmadığı halde ağrıyan dişler
  • Kulak ağrısı ve kulak çınlaması
  • Yüz önünde, özellikle sinüslerde, sinüzite benzer ağrılar
  • Baş ağrısı, baş dönmesi ve halsizlik
  • Göz çevresinde ağrı
  • Boyun bölgesinde gerginlik ve ağrılar
  • Dil kökü ve boğaz ağrısı

#3: TME Nedenleri

diş sıkma

Diş Sıkma (Bruksizm):

Özellikle stres eşiği düşük kişiler ciddi anlamda dişlerini sıkma ve gıcırdatma problemi yaşarlar ve bunun farkında bile olmazlar. Genelde gece onlarla aynı yerde uyuyan kişiler “uyurken dişlerini o kadar çok sıkıyorsun ki kırılacaklar sanıyorum” diye tepki verirler.

Dişleri sıkma ve birbirine  sürterek gıcırdatma kişilerle aynı odada uyuyanlara çok büyük rahatsızlık verir. Hastalar genelde durumlarından bu sayede haberdar olurlar.

Bazen bu diş sıkma boyutu öyle bir noktaya gelir ki gündüz normal bir şekilde otururken bile fark etmeden kişi kendini dişlerini sıkarken bulur. Aslında çene eklemi rahatsızlıklarının en büyük sebebi bu diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığıdır.

Yanlış, eksik veya zamanında yapılmayan diş tedavileri:

Günümüzde dişlerdeki bozukluklar için başvurulan ortodontik tedaviler de çene eklemi bozukluklarına yol açabilir. Çene kapanışını etkileyen bu tedaviler çok dikkatli bir şekilde planlanmalıdır.

Dişlerdeki eksiklikler, zaruri olmadığı halde çekilen dişler, çıkamadığı ya da çıkarak çeneyi daralttığı için sıkışıklık yaratan 20’lik dişler de çene eklemi bozukluğuna sebebiyet verebilirler.

Çiğneme bozuklukları:

Çoğumuz farkında olmadan yiyecekleri dişlerimizin bir tarafıyla çiğnemeye meyilliyizdir. Yiyecekleri sürekli sağ ya da sol tarafınızla çiğnemek de çene eklemi hastalıklarına davetiye çıkarır. Tek taraflı çiğneme sebebiyle zamanla çene kapanışında ve dengesinde sıkıntılar baş gösterir.

Sert besinleri özensizce çiğnemek ve büyük lokmalarla yemek yemek de çene ekleminin düzenini bozan davranışlar arasındadır.

Duruş bozuklukları:

Başın sürekli önde olduğu duruş veya oturuş pozisyonları da çene eklemine yük bindirmektedir. Günümüzde akıllı cep telefonlarının kullanımının artması aslında baş-boyun şikayetlerinin yanı sıra çene eklemi sıkıntılarını da arttırmıştır fakat birçok hasta bunun bilincinde değildir. Boynumuzla çenemiz büyük ölçüde ilişkilidir.

Sık tekrarlanan eylemler:

Uzun süre telefonla konuşmak, hatta telefonu kulak ve omuz arasına sıkıştırarak konuşmak, uzun saatler keman çalmak, tırnak yemek, sürekli ağızdan nefes alıp vermek, çekirdek yemek gibi sık sık tekrarlanan ve çeneyi zorlayan eylemler çene dengesini bozabilir.

Travmaya sebebiyet verebilen kazalar:

Çarpma, düşme, yaralanma ve çeneye darbe alma gibi travmaya sebebiyet veren her türlü kaza çenede sıkıntı yaratabilir. Çoğu hasta bu travmalardan epey uzun süre sonra ortaya çıkan şikayetlerden bahseder. Örneğin sert bir elmadan aldığınız büyük bir ısırık, ağzın uzun süre açık durduğu diş tedavileri, uzun süren anestezi işlemlerinde ağzın açık kalması gibi durumlar da çene ekleminizde travmaya yol açabilir.

Diğer hastalıklar:

Çok nadiren de olsa temporomandibular eklemde ya da bu ekleme yakın civarda görülebilen tümörler ve romatoid artrit gibi hastalıklar TME’ye sebep olabilir.

#4: TME Nasıl Teşhis Edilir?

TME pek çok hastalığa benzer sıkıntılar yarattığı için teşhis edilmesi oldukça zordur. Aslında zorluk hastalığın teşhis edilmesinden ziyade ilk akla gelen sorunun çene eklemi olmamasından kaynaklanır. Çünkü pek çok insan gözü, yüzü ya da kulağında yaşadığı ağrıyı çene eklemiyle ilişkilendiremez.

TME hastalarının çoğu aylarca hatta yıllarca doktor doktor gezerler. Boyun düzleşmesi, migren, sinüzit, gerilim tipi baş ağrısı gibi aslında TME’nin yol açtığı pek çok şikayetle benzeyen ayrı ayrı tanılar alırlar. Bu süreç ve uygulanan tedavilere cevap alamama kişileri depresyona sürükleyecek boyuta ulaşabilir.

TME’ye doğru teşhisi koyacak kişi diş hekimleri ve çene cerrahlarıdır. Hekiminiz uygun görüntüleme tetkikleri ve basit bir fiziksel muayeneyle TME teşhisini kolayca koyabilir.

Çene eklemi problemleri pek çok farklı sıkıntıya yok açtığından farklı branşlarla işbirliği içinde tedavi edilmesi gerekir. Diş hekimleri ve çene cerrahlarıyla birlikte psikiyatri, fizik tedavi, romatoloji gibi branşlara başvurmanız gerekebilir.

#5: TME Nasıl Tedavi Edilir?

Gece Plağı (Splint):

TME tedavisinde öncelikle splint adı verilen gece plakları kullanılır. Diş hekiminiz ağzınızdan ölçü alarak size geceleri alt dişlerinize takacağınız şeffaf bir plak hazırlatır. Bu plak gece dişlerinizi sıkmanızı ve gıcırdatmanızı engelleyerek çene ekleminizin dinlenmesini sağlar. Aynı zamanda sürtünmeye bağlı diş aşınmasını engeller.

gece plağı

Gece plağının düzenli kullanılmasının şikayetleri %85 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Hastaların pek çoğu 1-3 hafta içinde şikayetlerinin azaldığını söylemektedir.

Masseter Botoks:

Masseter botoksu yüzü daha ince göstermek için estetik amaçlı yapılan bir işlem olarak bilinir. Ancak bu işlem sadece estetik amaçlı kullanılmaz. Aynı zamanda çiğneme kasına yapılan bu işlem, diş sıkma ve gıcırdatma sorununda azalma ve iyileşme sağlamaktadır.

Gece plağının yeterli gelmediği durumlarda botoks tedavisi tercih edilebilir. Bu da çok etkili bir tedavi yöntemidir. Hastalar uygulamanın hemen akabinde rahatlama hissettiklerini ifade ederler. Ancak masseter botoks belli zaman aralıklarıyla tekrar edilmesi gereken ve biraz masraflı olabilen bir tedavi şeklidir.  

Masseter botoksun doğru sonuç vermesi için ilk danışmanız gereken kişi bir plastik cerrah değil çene cerrahı olmalıdır. Bu konuda çene cerrahı ve plastik cerrahın birlikte çalışmaları gerekebilir.

İlaç Tedavisi:

Tedaviniz süresince hekiminiz size çeşitli kas gevşetici ve ödem giderici ilaçlar reçete edecektir. Eğer diş sıkma probleminiz varsa zaten farkında olmadan yüz ve boyun kaslarınızı da çok kasıyor olacaksınız. Kasılmaya bağlı olarak çene bölgenizde şiddetli ağrılara sebep olan ödemler de oluşabilir. Kas gevşetici ve ödem söktürücü ilaçların amacı da bu kasılmaları rahatlatarak ağrıları azaltmaktır.

Psikiyatrik Tedavi:

Psikiyatrik tedavi diş sıkma ve gıcırdatma sorununun çözülmesinde çok büyük önem taşır. Çünkü bu sorunun temel kaynağı strestir. Stres eşiği düşük, duygularını ifade etmekte zorlanan ya da asabi kişilik özellikleri taşıyan kişiler bruksizm sıkıntısını daha fazla yaşarlar. Uygun psikiyatrik tedavi stresi azaltacağı için çene problemlerini de azaltacaktır.

TME yüzünden uzun süreli ağrı çeken kişiler de depresyon ve anksiyete gibi problemlerle de yüzleşmek zorunda kalabilirler. Bu yüzden psikiyatrik tedavi TME tedavisinin en önemli aşamalarından biridir.

Cerrahi İşlem:

Çok nadir durumlarda cerrahi işlem de gerekebilir fakat çene eklemine yapılan cerrahi işlemlerin her zaman iyi sonuç vermediğini ve şikayetleri daha da arttırabildiğini hatırlatmakta fayda var.

Eğer size cerrahi işlem ya da masseter botoksu önerildiyse lütfen bu işlemleri yapacak kişinin gerçekten iyi bir çene cerrahı olmasına özen gösterin. Yeterince araştırma yapmadan ve başka hekimlerin de fikrini almadan çenenize işlem yaptırmayın. Çene eklemine ve kaslarına yapılan işlemler her zaman risklidir.

Diğer Tedaviler:

  • Hekiminizin önereceği çene egzersizleri önemlidir. Çenenizdeki problem boyun bölgenizde de sıkıntıya yol açacağı için baş ve boyun bölgesine yönelik esneme-germe hareketleri yapmak da sizi rahatlatacaktır.
  • Çene bölgenize sıcak-soğuk uygulamalar yapmak da rahatlatıcı bir çözümdür. Ancak hangi uygulamayı yapmanız gerektiğiyle ilgili hekiminize danışmanız gerekir.
  • Tedaviniz süresince çenenizi yormamalısınız. Örneğin esnerken çenenizi elinizle desteklemek, sert yiyecekler çiğnemek, yiyeceklerden büyük ısırıklar almamak hatta çok fazla ve yüksek sesle konuşmamak önemlidir.
  • Çenenize yük bindirmemek için bu süreçte yüz üstü uyumamaya çalışın. Boynunuzu öne doğru eğik pozisyonda tutmayın. Bilhassa telefon kullanırken dikkatli olun.
  • Sakız çiğnemek, çekirdek çitlemek, tırnak yemek gibi uzun süre çenenizi hareket ettirecek eylemlerde bulunmayın.

TME tedavi edilmezse ne olur?

TME’nin tedavi edilmemesi hayati risk taşımaz ancak yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür. Bir süre sonra ağrılarınız dayanılmaz boyuta ulaşmaya başlayabilir. Çene ekleminiz düzgün çalışmadığı için konuşma ve çiğneme gibi ağzınızı kullandığınız her eylemde zorlanabilirsiniz.

Ayrıca çene eklemi bozukluklarına neden olan bruksizm diş kayıplarına da neden olmaktadır. Diş eti çekilmeleri, diş aşınmaları, baskıya bağlı dişlerde sallanmalar ve yine diş köklerinde ödem ve ağrılar yaşayabileceğiniz sıkıntıların sadece birkaçıdır.

Zamanla ilerleyen TME depresyona ve iş kaybına varacak kadar ciddi sıkıntılara sebep olabilir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on email

Günlük sağlık ipuçları alın.